Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? Ailelere Neler Önerilir?

Özellikle okul öncesi ve ilköğretim kademesinde sıkça karşılaşılan bir kavram; dikkat eksikliği ve hiperaktivite. Aileler bu kavramı duyduklarında oldukça endişelenir, kabullenmek istemezler.

Önemli bir durum olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite için öncelikle şunu söylemek gerekir ki; bu durum nörogelişimsel bir bozukluktur ve tedavi gerektirir. DEHB tanısının konulabilmesi için belirtilerin tek bir ortamda kendini göstermesi değil; pek çok ortamda kendini göstermesi gerekir. Örneğin; ‘Ödev yaparken veya dersi dinlerken yerimde oturmakta, odaklanmakta sorun yaşıyorum’ demek DEHB tanısının konulabilmesi için yeterli değildir.

Eğer çocuğunuz DEHB tanısı aldıysa, öncelikle durumu kabullenin, bunun bir hastalık olduğunu ve bu durumun sizden kaynaklı olmadığını unutmayın. Çocuğunuz DEHB tanısı aldı diye çocuğunuza karşı ne çok koruyucu/kollayıcı olun ne de bu durumu görmezden gelin.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite alan çocuğuma karşı nasıl davranmalıyım, neler yapabilirim gibi sorulardan önce DEHB nedir, ne gibi belirtiler gözlemlenir, tanı kriterleri neler, biraz bu kavramı inceleyelim.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

  1. Dikkat eksikliği,
  2. Hiperaktivite,
  3. Dürtüsellik.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda; yukarıda belirtilen üç durum kişilerde aynı anda görülebildiği gibi sadece iki tanesi veyahut sadece bir tanesi görülebilir.

DSM- V’e göre Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanı kriterleri şu şekildedir;

  1. Aşağıdaki dikkatsizlik semptomlarından 6 tanesi (ya da daha fazlası) en az 6 aylık süreyle, uyumsuzluk doğrucu ve gelişim düzeyine göre aykırı bir derecede sürmüştür:
  • Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar.
  • Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır.
  • Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
  • Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir.)
  • Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker.
  • Çoğu zaman sürekli mental çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir.
  • Çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır.
  • Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.
  • Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (oyuncaklar, okul ödevleri, kalem, kitap, vb.)
  • Aşağıdaki hiperaktivite-impulsivite semptomlarından 6 tanesi (ya da daha fazlası) en az 6 aylık süreyle uyumsuzluk doğurucu ve gelişim düzeyine göre aykırı bir derecede sürmüştür:
  • Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur.
  • Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.
  • Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır.
  • Çoğu zaman sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır.
  • Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır.
  • Çoğu zaman çok konuşur.
  • İmpulsivite (dürtüsellik)
  • Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan önce cevabını yapıştırır.
  • Çoğu zaman sıra bekleme güçlüğü vardır.
  • Çoğu zaman başkalarının sözünü keser.

Yukarıda sayılan belirtilere ek olarak bu belirtiler;

  • 12 yaşından önce ve en az 6 aylık süre boyunca görülüyorsa,
  •  En az 2 ortamda mevcut ise,
  • Okul ve sosyal yaşantıda işlevsellikte problemlere neden oluyorsa,
  • Herhangi tıbbi bir rahatsızlık ile açıklanamıyorsa

DEHB tanısı konulabilir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Alt Tipleri

DEHB’in alt tiplerine bakıldığında 3 alt tip olduğu görülür. Bunlar;

1.Dikkat eksikliği bozukluğunun ön planda olduğu,

2. Aşırı hareketlilik ya da dürtüsel davranışların olduğu,

3. Her ikisinin olduğu birleşik tip.

Bunlardan kişide sadece bir tanesi görülebileceği gibi iki tanesi ya da üçü aynı anda görülebilir. Her çocukta DEHB belirtileri ve alt tipi farklılık gösterebilir.

DEHB nörogelişimsel bir bozukluktur ve tedavi gerektirir. Bu durumu basit bir sorun olarak görmemek ve göz ardı etmemek ne kadar önemli ise; endişelenmeden, bir tedavisi olduğunu bilerek hareket etmek oldukça önemlidir. Çocuğunuz DEHB tanısı aldı diye ona karşı aşırı koruyucu/kollayıcı bir tutum içerisinde olmayın ancak çocuğunuzun bu durumunu görmezden de gelmeyin.

Çocuğuma Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Konuldu, Ne Yapmalıyım?

Bu durum; evde hem ailenin hem de çocuğun yaşamını zorlaştırabilir. Önemli olan; çocuğu nasıl korumalı, çocuğun performansını nasıl geliştirmeli, hep birlikte konuyla ilgili neler yapılmalı sorularının üzerinde durmaktır.

Eğer çocuğunuz DEHB tanısı aldıysa, en önemli nokta; bunun bir hastalık olduğunu bilmeniz ve durumu kabullenmenizdir. Çocuğunuzun bu tanıyı alması sizin suçunuz değildir. Bu durum nörogelişimsel bir bozukluktur. Yapılması gereken; hastalığın ilerlemesini veya daha kötüye gitmesini engellemektir. İşte bu durum; sizin elinizde.

DEHB; sadece çocuğu değil, aileyi ve aile üyelerinin kendi aralarındaki ilişkiyi etkileyebilir. Çocukla ilgili okul tarafından veya çevreden şikayetler artmış olabilir. Çocuğunuz ile ilgili almış olduğunuz geribildirimler doğrultusunda çocuğunuzun davranışlarını düzeltmeye çalışabilir ve bu anlamda kendinizi yorulmuş, tükenmiş, bıkkın, umutsuz hissedebilirsiniz.

Çocuğunuzda; dikkat eksikliğinin getirdiği, aşırı hareketliliğin getirdiği veyahut dürtüselliğin getirdiği birtakım problemler var olabilir. (Sadece bir tanesi veya bunların birlikte görülmesi gibi)

Çocuğum için Neler Yapabilirim/ Yapmalıyım?

İlk öneri; çocuğun olumlu davranışlarını pekiştirmek.  Bu ne demek? Çocukta istenilen, olumlu davranışların artması için çocuğa bir ödül sisteminin uygulanması gibi düşünebilirsiniz. DEHB’i olan çocuklarda olumlu davranışların pekiştirilmesi, çocuktaki uyumlu davranışların artmasına yardımcı olur. Peki bunu nasıl yapacağız?

Bir tablo oluşturun ve ödülleri sıralayın. Her bir ödülün puanı olsun ve çocuktaki olumlu davranışlar arttıkça alacağı puanla birlikte kazanılan ödüller de artsın. Örneğin; sevdiği küçük bir şeyin alınması 5 puan, yarım saat daha geç yatması 20 puan, 100 TL’lik oyuncak alınması 30 puan, sinemaya gitmek 40 puan gibi.

ÖDÜLLERPUAN TABLOSU
Sevdiği küçük bir şeyin alınması (çikolata, vb.)10 PUAN
Yarım saat geç yatmak20 PUAN
100 TL’lik oyuncak alınması30 PUAN
Sinemaya gitmek40 puan

Diğer yapılması gereken şey; eğer birden fazla çocuğunuz var ise bu durumda diğer çocukları ihmal etmeden her birine gösterilen ilginin eşit şekilde dağıtılmasıdır. Çünkü; bazen çocuklar diğer kardeşe ilginin daha fazla verildiğinden yakınabilir ve çocuklarda duygusal, davranışsal, sosyal problemler gözlemlenebilir. Diğer çocuğunuza durumu anlatmak, çocuğa ilgili ve sevgi göstermek, eşit bir şekilde davrandığınızı gösteriyor olmanız son derece önemlidir.

Bir diğer öneri; çocuğa verilen yönergelerin olumsuz değil olumlu olması. Yani; çocuğunuza ‘Odanı topla’ demek yerine, ‘Odanı toplamama yardım eder misin?’ veya ‘Masayı kur’ demek yerine ‘Masayı kurmakta bana yardım edebilir misin, çatal ve kaşıkları götürebilir misin?’ gibi.

Ek olarak; çocuğunuza bir şey anlatmak ya da ondan bir şey yapmasını istediğinizde söylediğiniz cümlelerin uzun olmamasına dikkat etmeniz son derece önemlidir. İsteklerinizi net bir şekilde ifade edin ve isteğinizi bölerek aktarın. Çünkü; DEHB’i olan bir çocuk verdiğiniz yönergeyi anlamakta zorlanıyor olabilir ve bu nedenle yönergeye uymuyor olabilir. Bu noktada; yönergeye bilerek ve isteyerek uymama ile DEHB’ten kaynaklanan yönergeye uyamamayı birbirinden ayırt edebiliyor olmanız oldukça önemli. Örneğin; çocuğunuza ‘Artık saat geç oldu, tabletini kapat ve odana geçip uyu’ dediniz, çocuğunuz ise bunu yapmamak için bahaneler üretiyor, mızmızlanıyor ve söylediklerinize uymuyorsa, buradaki sorun; çocuğunuzun sizin verdiğiniz yönergeye uymak istememesi olabilir. Ancak çocuğunuz verdiğiniz yönerge sonrasında odasını gitti lakin uyumak yerine oyuncakları ile oynuyorsa bu durum DEHB’ten kaynaklı bir davranış olabilir. Bu durumda; çocuk yönergeyi takip etmekte zorlanmış olabileceğinden çocuğa yönergeyi ikinci defa vermeli, net bir şekilde isteğinizi ifade etmeli ve isteği ve bölünmüş bir şekilde anlatmalısınız. Çünkü; çocuğunuzun buna ihtiyacı vardır.

DEHB’i olan çocukların planlama ve zamanla konusunda sıkıntılar yaşadığı gözlemlenir. Çocuk; planlamaya ve düzene ihtiyaç duyduğundan çocuğunuzun günlük aktivitelerini planlı hale getirin. Yine burada tablo ve puanlama sisteminden yararlanabilirsiniz. (Örneğin her gün yapması gerekenler; yüz yıkama, yatağını toplama, oyuncaklarını ve odasını toplama, ödevlerini yapma, diş fırçalama, seviş için kapıda saat 07:30’da hazır olma, vb.) Pazartesiden Cuma’ya kadar tablo oluşturarak her yaptığı davranış için bir yıldız atılabilir günlük puan/haftalık puan toplamlarını yazabilirsiniz. Yaptığı her bir davranış için çocuk 1 puan alabilir.

Hiperaktivitesi olan çocuklar çok hareketli olabileceğinden; bu çocuklara güvenli bir oyun alanı oluşturabilmek, enerjisini atabilmesini sağlayabilmek oldukça önemlidir. Çocuk enerjisini attıkça verdiğiniz yönergelere de daha rahat uyum sağlayacağını görebilirsiniz.

DEHB’i olan çocuklarda; okulda verilen ödevi unutma, ödeve başlama gibi konularda zorluklar yaşanabilir. Çocuk okuldan eve geldiğinde belli bir dinlenme zamanı oluşturup ardından ödev saati olsun. Dinlenme zamanının ve ödev saatinin net bir şekilde belirlenmesi bu çocuklar için önem taşımaktadır. Çocuğunuz ödevini yaparken 60 dakika boyunca masada oturup ödevini tamamlamasını beklemeyin, çünkü çocuğunuz 15-20 dakika bazen de daha az bir süre sonrası kalkmak ve hareket etmek isteyecektir, ya da çocuğunuzun dikkati dağılacaktırç. Her 20 dakikada bir mola vereceğinizi çocuğunuza belirtin ve dakika dolduğunda mola verin. Molalarda çocuğunuz tuvalet ihtiyacını karşılayabilir, sizinle veya evdeki başka bir üye ile sohbet edebilir, su içebilir. Mola zamanında çocuğunuzun dikkat dağıtıcı unsurlarla vakit harcamaması önemlidir. (Örn; tableti eline alması, tv izlemek gibi)

Okuldan gelen şikayetleri görmezden gelmeyin ancak okuldan gelen her sorunu da kabullenip çocuğunuza tepki göstermeyin. Burada en önemli nokta; okul ile iletişimde ve işbirliği içerisinde olabilmek.

Ergenlik dönemine gelindiğinde DEHB’i olan çocuklarda; sigara kullanımı, madde-alkol kullanımı, okuldan kaçma gibi birtakım davranışlar görülebilir. Bu noktada; çocuklara ailedeki sınırları anlatmalı ve net bir şekilde ifade etmelisiniz. Çocuğunuzda olumsuz davranışı gözlemlemenizle birlikte hemen ceza yöntemine başvurmayın. Ceza yöntemine başvurmak yerine çocuğunuza sık sık geribildirim verin ve olumlu davranışlar konusunda çocuğunuzu destekleyin. Çocuğu sürekli uyarmak, eleştirmek, tehdit etmek caydırıcı bir yöntem değildir, tam tersi çocukta istenmeyen davranışların artmasına yol açabilir.

DEHB’i olan çocuklar zaman zaman akademik anlamda kendilerini akranlarından daha geri kalmış olarak düşünebilir ve bu durum onları duygusal anlamda olumsuz etkileyebilir; benlik saygısında azalma, düşük özgüven bu durumlara örnek olarak verilebilir. Çocuğunuzu yapamadığı şeylerden dolayı eleştirmeyin! Çocuk okulda da eleştiriliyor olabilir, sizin de eleştirici bir tutum sergilemeniz sonucunda çocuk daha da olumsuz etkilenebilir. Unutmayın ki her çocuğun yapabildiği bir şey muhakkak vardır. Bu durumda; çocuğunuzun yapabildiklerini ön plana çıkartmak ve yapabildikleri konusunda çocuğunuzu övmek son derece önemlidir. Burada önemli olan nokta ise; çocuğunuzu yapamadığı şeylerle ilgili övmemeniz, gerçek olmayan övgü çocuğunuzu daha da derinden etkileyebilir! DEHB bir başarı sorunu değildir, bir performans sorunudur! Yani; çocuğunuz diğer çocukların yaptığı her şeyi yapabilir ancak daha fazla yönergeye ve daha fazla pekiştirilmeye ihtiyaç duyabilir.

En en önemlisi; çocuğunuza güvenin.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu; ömür boyu süren, tedavisi olan, süreci iyi yönetildiğinde sorunsuz geçirilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Tanı ne kadar erken konulursa hem çocuk hem de aile için o kadar iyidir. Unutmayın; bu hastalık sizin davranışlarınızdan dolayı meydana gelmedi ancak sizin davranışlarınız hastalığın seyrinde önemli bir yere sahip. Siz bu süreci ne kadar iyi yönetirseniz, sorunlar bir o kadar azalır.

Sevgiler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir