Çocukluk Çağında Görülen Korkular

Korku kelime anlamı itibariyle;  bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü olarak ifade edilmektedir. Korku ve kaygı birbirinin yerine kullanılsa da birbirinden farklı kavramlardır. Korku duygusunun bir nesnesi bulunurken kaygının nesnesi yoktur.

Korku; aslında diğer yaşadığımız üzüntü, sevinç, öfke, tiksinme duyguları gibi doğal duygulardır. Zor ya da baş etmesi güç bir duygu olarak görülse de tehlikelere karşı bizi koruyan, savunmaya geçmemizi, önlem almamızı, hayatta kalmamızı sağlayan işlevsellikleri bulunmaktadır.

Korku; gelişimsel ve dönemsel olarak çocuk gelişiminin bir parçasıdır ve her yaş dönemlerinde farklı şekillerde kendini gösterebilmektedir. Çocuk, gelişim basamaklarını tırmandıkça yaş dönemine özgü korkuları da zaman içerisinde kendiliğinden ortadan kaybolur.

Çocukluk dönemindeki korkular sadece gelişimsel döneme özgü olarak gelişim göstermeyedebilir. Model alma, taklit etme, yanlış öğrenmeler, yanlış ebeveyn tutumları da korku duygusunu geliştirebilir. Model alma ya da taklit etmenin yalnızca bakım veren tarafından geliştiğini söylemek doğru değildir. Çocuk kardeşlerini, akranlarını, gözlemlediği diğer yetişkinleri model alabilir veya taklit edebilir. Çocuğun televizyon ya da tablette izlediği video içeriği, dinlediği haberler (özellikle son dönemde yaşadığımız deprem felaketi) ya da gördüğü fotoğraflar da korku duygusunu tetikleyebilmektedir.

Çocukluk Çağında Görülen Korku Türleri

1.Gelişimsel Korkular: Çocuğun gelişimsel dönemlerinde ortaya çıkan ve normal olarak değerlendirilen korkulardır. Örneğin; 5-6 yaş döneminde görülen bakım verenden ayrılma korkusu gibi (Aşağıda daha detaylı olarak verilmiştir).

2.Modellenmiş Korkular: Model alarak edinilen, öğrenilmiş olan korkulardır. Çocuk sadece bakım vereninin korkularını model alarak öğrenmeyebilir; arkadaşlarının, akranlarının, televizyonda gördüğü kişilerin korkularına dikkat ederek bu korkuları kendisine model alıp gösterebilir. Örneğin; akranının kedi veyahut köpekten korkması gibi.

3.Deneyimsel Korkular: Çocuğun yaşayarak deneyimlediği korkulardır. Çocuğu arı sokmasıyla birlikte arıya karşı oluşturduğu korku, hastalandığında daha önce iğne vurulmuş olmasıyla birlikte iğneden korkması deneyimsel korkuya örnek olarak gösterilebilir.

Gelişimsel Dönemlere Göre Meydana Gelebilen Korkular

0-2 Yaş: Bu dönemde seslere karşı oldukça duyarlı olan ve hassas bebekler ani ve yüksek seslerden korkabildikleri gibi, ilk defa gördükleri kişilerden, yabancılardan, ebeveynlerinden ayrılmaktan korkabilir.

3-4 Yaş: Hırsızdan, polisten, canavar veya hayaletlerden, karanlıktan, gördükleri rüyalardan korkabilirler.

5-6 Yaş: Bu dönemde soyut düşünme becerisi henüz gelişmediğinden gördükleri rüya ya da kabusları gerçekten ayırt etmede zorlanabilir ve bu nedenle yoğun korku yaşayabilirler. Bunun yanında ebeveynden ayrılma ve okul korkusu görülebilmektedir.

6-12 Yaş: Tek başına kalmaktan, odasında yalnız yatmaktan, karanlıktan, sevdiği bir yakınını kaybetmekten, başarısız olmaktan korkabilirler.

Korku doğal bir duygu dedik. Bu doğal duyguların yaşanması bizim için ne kadar önemli ise yaşadığımız bu duyguların şiddetinin ve süresinin de bizim için oldukça önemli olduğunu söylemek gerek. Nasıl ki bazı duyguların uzun süreli olarak optimal düzeyin altında olması bir takım problemlere yol açabiliyorsa (üzüntü gibi) korku duygusunun da uzun süreli ve şiddetli görülmesi birtakım olumsuz durumları doğurabilmektedir.

Peki Çocukluk Çağındaki Korkular ile Nasıl Baş Edilebilir?

Çocuğun korkuları ile başa çıkabilmesinde ilk ve önemli unsur; iyi bir dinleyici ve gözlemci olmak, çocuğun yaşadığı duyguları kabul etmektir. Çocuğunuz ne tür durumlardan veyahut olaylardan, nesnelerden korkuyor, bunun için iyi bir gözlem gerekir. Çocuğun duygusunu anlatması için fırsat vermeli; onun duygularını eleştirmeden, küçümsemeden, alay etmeden dinlemelisiniz.

‘Erkek adam bundan korkar mı hiç?’ ‘Bunda korkulacak ne var, sen artık abi/abla oldun’ gibi söylemler çocuğunuzdaki korku duygusunu ortadan kaldırmayacak, tam aksi onu anlamadığımızı hissedecek, korkusunun şiddetini ise arttıracaktır.

Çocuğun korkuları ile başa çıkabilmesinde ikinci önemli unsur; çocukluk korkularıyla baş edebilmede korkunun kaynağını anlayabilmektir. Korkular gelişimsel döneme özgü mü yoksa bir olay sonucu mu meydana geldi (pandemi, deprem, önemli bir kişinin kaybı, boşanma, olumsuz ebeveyn tutumları, vb.) bu soruya cevap verebilmemiz gerekir.

Ebeveynlerden çocuklarıyla ilgili olarak sıkça duyduğumuz korkulardan biri;çocuğunun karanlıktan ya da yalnız yatmaktan korkmasıdır. Konuyla ilgili olarak yapılacak ilk şey çocuğu dinlemek ve ona duygularını anladığımızı göstermek olmalı. Ardından odasına gidip hem karanlıkta hem de oda aydınlıkken odasında kendisini neler korkutuyor onları inceleyebilirsiniz. Korktuğunda açabileceği ve sabaha kadar açık kalabilecek bir gece lambasını ona alabileceğinizi söyleyebilir, gece lambasını da kendisinin seçmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz uyuyana kadar ona eşlik edebilirsiniz, uyuduğunda ise kendi odanıza döneceğiniz bilgisini çocukla paylaşmalısınız.

Bazen çocuklar odalarına geçtiklerinde anlamlandıramadığı sesler duyduklarını ve bundan korktuklarını ifade edebilirler. Bu durumda birlikte evin içerisini gezebilir, seslerin kaynağını inceleyebilirsiniz; ‘Bu ses buzdolabından, bu ses ise üst kattaki komşudan, bu ses sifondan ya da bu ses de dışarıdaki rüzgârdan geliyor’ gibi.

Çocuğunuzun korkularını dinleyerek korkusuyla ilgili terapötik hikâye kitaplarından faydalanabilirsiniz. Bu kitap her gün düzenli olarak okunabilir.

Çocuğun korkusunun resmini çizdirebilir, ardından çizdiği resme figürler ekleyerek eğlenceli ve komik bir hale getirebilirsiniz.

Oyun hamurlarından, kilden, kinetik kumlardan faydalanabilirsiniz.

Çok sevdiğim bir söz var; ‘Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oynar’ .Oyun çocuğun dilidir. Çocuğun korktuğu nesnelerle ilgili ona oyuncaklar alabilir ve oynamasını sağlayabilirsiniz. Son dönemlerde yaşadığımız depremle birlikte çocuğun korku duygusunun şiddetinde bir artış meydana gelebilir. Bu noktada ilk yardım seti, tamir seti, ambulans, lego, deprem seti gibi oyuncaklar alıp çocuğunuzun bu oyuncaklar ile oynamasını, rahatlamasını sağlayabilirsiniz. Eğer çocuk oyununa sizi de davet etmek isterse çocuğunuzun oyununa müdahale etmeden ona sadece eşlik edebilirsiniz.

Her ne tür korku olursa olsun; 1 aydan fazla devam eden, çocuğun yaşam kalitesini düşüren, uyku kalitesini bozan korkular dikkate alınmalı, tüm çabalara rağmen geçmeyen korkular için profesyonel bir destek alınmalıdır.

2 yorum

  1. Bir kere seni çokkkk seviyorum öpüyorum sarılıyorum ısırıyorum vs aynı zamanda seninle gurur duyuyorum . Yazıyı okudum , ( Gerçekten okudum ) gerçekten çok güzel , faydalı yardımcı .Bu arada aras’da polisten ve öcüden korkuyor yani kendi deyimiyle 😀 SENİ ÇOK SEVİYORUM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir