Birbirinin Yerine Kullanılan İki Kavram: Mahremiyet ve Cinsellik

Birbirinin Yerine Kullanılan İki Kavram: Mahremiyet ve Cinsellik

Mahremiyet kelimesine okul öncesi dönemde ve özellikle ilköğretim döneminde sıklıkla yer verilmektedir. Ancak önemli bir nokta var ki o da bu kelimenin ‘cinsellik’ ile karıştırılması ya da bazen birbirinin yerine kullanılması. Söz konusu karışıklığa bir açıklık getirme amacıyla yazıma kelimelerin anlamlarıyla başlamak istedim.

Arapça kökenli olan mahrem kelimesi; özel, gizli demektir. Mahremiyet ise gizli tutulan, gizlilik, kişiye özel olan anlamlarına gelmektedir. Mahremiyet eğitimi; kişinin kendisinin ve başkalarının özelini fark etmesi, sınırlarını koruyabilmesi, sosyal yaşamında kendi özelini koruyabilmesi ve cinsel eğitim gibi konularını kapsamaktadır.

Cinsel eğitim ise; cinsiyet ve cinsiyet farklılıkları, vücuttaki özel bölgeler ve işlevleri, cinsellik yaşantısını kapsamaktadır.

Kısacası; mahremiyet eğitimini büyük bir çember olarak düşünürsek, cinsel eğitimin mahremiyet çemberinin  içerisinde yer aldığını, mahremiyet eğitimin daha geniş kapsamlı olduğunu söyleyebiliriz.

Mahremiyet Eğitimi Ne Zaman, Nasıl Verilmeli?

Mahremiyet eğitimi ailede başlar. Mahremiyet eğitimi, 4 yaşından itibaren önem kazanmakla birlikte 2 yaşından itibaren verilebilir.

Çocuklara mahremiyet eğitimi verilirken yalnızca beden-vücut ile sınırlandırılmamalıdır. Bedenin, bilginin, zamanın, mekanın, eşyanın mahremiyetinden de söz edilmelidir. Örneğin;

‘Bu oda senin odan’

‘Bu kutu senin özel kutun, buraya sana ait olan eşyalarını koyabilirsin’

‘Bu zaman senin zamanın’ gibi.

Tabii bunları söylerken öncelikle bizim bunlara dikkat etmemiz gerekir.Örneğin; çocuğunuzun odasına girmeden önce kapıyı çalıp ‘Girebilir miyim?’ şeklinde sorarsanız,  çocuğunuz da sizin yatak odanıza girmeden önce kapıyı çalmayı öğrenecektir. Ya da çocuğunuzdan bir eşyasını isterken izin alırsanız çocuğunuz da sizin eşyalarınızdan birini almak istediğinde sizden izin istemeyi öğrenecektir.

Geldik beden mahremiyetinin çocuklarımıza anlatılmasına.

Öncelikle çocuklara bedenimizdeki  3 özel bölgeden söz etmeliyiz; dudak, göğüs ve kasık bölgeleri. Bu bölgelerin özel olduğu, anne-baba haricinde kimsenin dokunamayacağı, onların da belli nedenlerden dolayı dokunabileceği (altını silmek, üzerini değiştirirken ya da banyo yaptırırkenki temas, vb.), başka biri dokunursa ‘İmdat!’ diye bağırması gerektiği belirtilmeli, tepki vermesi öğretilmelidir. Bunların yanında ebeveynlerin de beden mahremiyeti ile ilgili dikkat etmesi gereken bazı durumlar söz konusu. Bunlara örnek olarak;

-Çocuğunuzun altını değiştirirken bir odaya geçmeli, orada değiştirmelisiniz.

-Eğer çocuğunuz ile birlikte yatıyorsanız 2 yaşından itibaren yatakları ayırmanız, çocuğunuzun kendi yatağında yatmasını teşvik etmelisiniz.

-Eğer kardeşler aynı yatakta yatıyorsa 4 yaşından itibaren kardeşlerin yatağının ayrılması, karşı cinsten kardeşler ise 7 yaşından itibaren odaların ayrılması gerekir.

-Banyo yaptırırken çocuğunuzu iç çamaşırı ile yıkayın, özel bölgesini yıkarken arkanızı dönün. Aynı şekilde tuvaletini yaptıktan sonra altını silecekseniz, tuvaleti bitinceye kadar ya kapıda bekleyin ya da arkanız dönük bir şekilde bekleyin. Çocuğunuzun özel bölgelerini yıkarken-temizlerken mahçubiyetinizi belli etmeye çalışın.

-Çocuklarınızı dudağından öpmeyin. Dudaktan öpmeyi normalleştiren çocuk bu davranışı başkalarına karşı da gösterebilir.

En önemlisi; ebeveyn olarak sizler de mahremiyetinize özen gösterin.

Peki ya Cinsel Eğitimi Ne Zaman ve Nasıl Vermeli?

Yine 4 yaş cinsel eğitimin verilmesinde uygun olarak görülmektedir. Bu yaşlarda kendi cinsiyetini ve cinsel organını merak eden çocuk ile kız-erkek farkları üzerine konuşulmalıdır. Bu farklar konuşulurken oyuncak bebekler üzerinden anlatım sağlanabilir. Eğer oyuncak yoksa çizim ile de anlatabilirsiniz.

Mahremiyet eğitimi kültüre has bir konu olduğunda her kültürde bu eğitimin farklı şekillerde verildiği görülmektedir. Bazı kültürde cinsel eğitim resimlerle açık bir şekilde anlatılırken bizim kültürümüze pek uygun görülmediğinden bunun oyuncak bebekler üzerinden ya da çizim yoluyla yapılması daha uygun karşılanmaktadır.

Cinsel organlar tanımlanmalıdır. Kadın cinsel organının ve erkek cinsel organının çocuklara nasıl öğretilmesi gerektiği, nasıl ortak bir dil oluşturabileceğiniz bir uzmandan destek alınarak öğrenilebilir.

Çocuklar belli yaş dönemlerinde dünyaya nasıl geldiğini merak ederler ve ebeveynlerine bunlarla ilgili sorular sorarlar. ‘Dünyaya nasıl geldim, beni leylekler mi getirdi?’ gibi. Öncelikle çocuğun konuyla ilgili ne bildiği, neyi ne kadar bildiği çok önemli. Bu öğrenildikten sonra çocuğun yaşına uygun düzeyde (anaokulu, ilkokul ve ortaokul dönemindeki çocuklara farklı açıklamalar yapılır) dünyaya nasıl geldiği anlatılır. Diyelim ki çocuğunuz ilkokula gidiyor ancak konuyla ilgili bilgi düzeyi ortaokul düzeyindeyse çocuğa ortaokul düzeyinde açıklama yapılmasının daha uygun olduğu, alt düzeydeki bilginin  çocuğa ‘yeterli değilsin’ mesajını verebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle az önce belirttiğim gibi çocuğun bilgi düzeyinin tartılarak bir açıklama yapılması oldukça önemlidir.

Bazı ebeveynler bu konuları konuşmaktan pek hoşlanmadıklarını, konu açıldığında çocuklarına ‘büyüyünce sana anlatırım’ dediklerini belirtseler de bu tutumun yanlış olduğunu belirtmekte fayda var.

Son olarak eklemek istediğim; çocuk merak ettiği soruları hangi ebeveyne yönlendirmişse o ebeveynin soruları cevaplaması uygun görülmektedir. Aynı cins ebeveyn tarafından açıklama yapılmalı şeklinde bir kural yoktur.

Konuyla ilgili daha fazla bilgilenmemiz, doğru bilgileri uygulayabilmemiz ümidiyle. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir